SQ SemanticQuran

Naziat 79:1

Cüz: 30 | Sayfa: 582
وَالنَّازِعَاتِ غَرْقاًۙ
Ven naziati garka.
Sosyal Yaşam / Aile (2/5)
#inkar #boşanma

Mealler

Mustafa İslamoğlu
Şahit olsun (muhatabın yüreğine) dalıp (küfrü oradan) şiddetle söküp atan (uyarı ayetleri)!
Elmalılı Hamdi Yazır
O daldırıp nez' edenlere
Diyanet İşleri
Andolsun (kafirlerin ruhlarını) şiddetle çekip çıkaranlara,
Mehmet Okuyan
Yemin olsun: Söküp çıkaranlara,
Suat Yıldırım
Var gücüyle koşanlar,
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Andolsun, o daldırıp çıkaranlara,
Muhammed Esed
Düşün bu (yıldız)ları, batmak üzere yükselen;
Yaşar Nuri Öztürk
Yemin olsun, çekip koparanlara/yay çekenlere/kuyudan su çekenlere/bağsız-bekçisiz koşan atlara/ayrılık yüzünden hasret çekenlere/daldırıp daldırıp çıkaranlara,
Süleymaniye Vakfı
Temeline inerek gerçeği ortaya çıkaranlara[1],
Dipnot 1
Allah, birçok surede olduğu gibi bu surede de değer verdiği şeylere yemin ederek arkasından gelen bir başka şeyin önemine de vurgu yapmaktadır. Bazı tefsir bilginleri, burada yemin edilenlerin melekler, bazıları da yıldızlar olduğunu söylemiş ve ayetlere, ona göre anlam vermişlerdir. Ancak Allah'ın önem verdiği şeyleri herkesin kavrayabilmesi için bunların, kadın erkek her şahsı içine alan (النفوس) en-nüfus yani nefisler sözünün sıfatı olması gerekir. Bu sebeple ilk beş ayetteki ilk kelimeler, metinde gizli olan nüfus /kişiler (نفوس) kelimesinin sıfatı sayılmış ve ona göre meal verilmiştir. Burada ilk yemin edilen "gerçeği ortaya çıkaran nefisler" olunca arkadan gelen eylemleri de o nefslerin özelliği saymak uygun olur. Sürekli faaliyette bulunanlar, işini aksatmadan yapanlar ve hep önde olarak işleri çekip çevirenler örnek kimselerdir.Burada yemin edilen şeylerin önemine dikkat çeken bazı ayetler şunlardır: Al-i İmran 3/114, 133, Enbiya 21/89-90, Müminun 23/57-61, Hadid 57/21, Zariyat 51/1-4, Vakıa 56/10-11, İnşirah 94/7.
Süleyman Ateş
Andolsun söküp çıkaranlara,

Benzer Ayetler

Maide 5:36
Skor: 23
Kat: 1 | Tag: 2
اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَوْ اَنَّ لَهُمْ مَا فِي الْاَرْضِ جَم۪يعاً وَمِثْلَهُ مَعَهُ لِيَفْتَدُوا بِه۪ مِنْ عَذَابِ يَوْمِ الْقِيٰمَةِ مَا تُقُبِّلَ مِنْهُمْۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ
Kuşkusuz inkarda direnenler, eğer yeryüzündeki her şeyi, hatta onun iki katını Kıyamet Günü'nün azabından kurtulmak için fidye olarak verseler asla kabul ettiremezler. Can yakıcı bir azap onları bekler.
Ankebut 29:37
Skor: 23
Kat: 1 | Tag: 2
فَكَذَّبُوهُ فَاَخَذَتْهُمُ الرَّجْفَةُ فَاَصْبَحُوا ف۪ي دَارِهِمْ جَاثِم۪ينَۘ
Ne var ki onu yalanladılar; derken şiddetli bir sarsıntı onları ansızın yakalayıverdi ve kendi yurtlarında cansız donakaldılar.
Fussilet 41:27
Skor: 23
Kat: 1 | Tag: 2
فَلَنُذ۪يقَنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا عَذَاباً شَد۪يداً وَلَنَجْزِيَنَّهُمْ اَسْوَاَ الَّذ۪ي كَانُوا يَعْمَلُونَ
Ve elbet inkarda direnen bu kimselere şiddetli bir terkedilmişlik acısı tattıracağız, ve onları kesinlikle yapa geldiklerinin en kötüsüyle cezalandıracağız!
Kaf 50:25
Skor: 23
Kat: 1 | Tag: 2
مَنَّاعٍ لِلْخَيْرِ مُعْتَدٍ مُر۪يبٍۙ
her hayra engel olanları, her haddini bilmez saldırganı, her kuşku ve fesat yayanı,
Yunus 10:70
Skor: 23
Kat: 1 | Tag: 2
مَتَاعٌ فِي الدُّنْيَا ثُمَّ اِلَيْنَا مَرْجِعُهُمْ ثُمَّ نُذ۪يقُهُمُ الْعَذَابَ الشَّد۪يدَ بِمَا كَانُوا يَكْفُرُونَ۟
Yalnızca dünya ile sınırlı geçici bir haz. Sonunda onların dönüşü Bize olacak: en nihayet ısrarlı inkarlarından dolayı onlara şiddetli azabı tattıracağız.
Şura 42:26
Skor: 23
Kat: 1 | Tag: 2
وَيَسْتَج۪يبُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَيَز۪يدُهُمْ مِنْ فَضْلِه۪ۜ وَالْكَافِرُونَ لَهُمْ عَذَابٌ شَد۪يدٌ
iman edip o imana uygun davranışta bulunanların (dualarını) kabul eder ve kendi lutfundan onların payını artırır; ama hakkı inkar edenleri çetin bir azap beklemektedir.
Ali İmran 3:176
Skor: 23
Kat: 1 | Tag: 2
وَلَا يَحْزُنْكَ الَّذ۪ينَ يُسَارِعُونَ فِي الْكُفْرِۚ اِنَّهُمْ لَنْ يَضُرُّوا اللّٰهَ شَيْـٔاًۜ يُر۪يدُ اللّٰهُ اَلَّا يَجْعَلَ لَهُمْ حَظًّا فِي الْاٰخِرَةِۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظ۪يمٌ
İnkarda birbirleriyle yarış halinde olanlardan dolayı üzülme! Unutma ki onlar Allah'a hiç bir zarar veremezler; Allah onların ahiretten hiç bir pay almamalarını murad eder. Ve onları konkunç bir azap bekler.
Enfal 8:13
Skor: 23
Kat: 1 | Tag: 2
ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ شَٓاقُّوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُۚ وَمَنْ يُشَاقِقِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ فَاِنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعِقَابِ
Bu, onların Allah ve Elçisi'ne karşı konuşlanmaları yüzündendir; ve kim Allah ve Rasulü'ne karşı konuşlanırsa, iyi bilsin ki Allah'ın cezalandırması pek şiddetlidir.
Ali İmran 3:11
Skor: 23
Kat: 1 | Tag: 2
كَدَأْبِ اٰلِ فِرْعَوْنَۙ وَالَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَاۚ فَاَخَذَهُمُ اللّٰهُ بِذُنُوبِهِمْۜ وَاللّٰهُ شَد۪يدُ الْعِقَابِ
(Onların gidişatı da) tıpkı Firavun toplumu ve onlardan öncekilerin gidişatı gibi: mesajlarımızı yalanladılar ve Allah da onları günahları nedeniyle (suçüstü) yakalayıverdi: Allah pek şiddetli cezalandırandır.
Rum 30:9
Skor: 23
Kat: 1 | Tag: 2
اَوَلَمْ يَس۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَيَنْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ كَانُٓوا اَشَدَّ مِنْهُمْ قُوَّةً وَاَثَارُوا الْاَرْضَ وَعَمَرُوهَٓا اَكْثَرَ مِمَّا عَمَرُوهَا وَجَٓاءَتْهُمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِۜ فَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيَظْلِمَهُمْ وَلٰكِنْ كَانُٓوا اَنْفُسَهُمْ يَظْلِمُونَۜ
Onlar yeryüzünde dolaşmıyorlar mı? Artık kendilerinden öncekilerin nasıl bir akıbete uğradıklarını görselerdi bari: Onlar kendilerinden daha güçlüydü ve yeryüzünde daha derin izler bırakmışlardı; dahası onlar orayı, berikilerden çok daha fazla mamur ve müreffeh hale getirmişlerdi; üstelik, onlara da elçileri hakikatin apaçık belgeleriyle gelmişti: neticede onlara zulmeden Allah değildi, ama asıl onlar kendi kendilerine zulmettiler.