Beled 90:2
Cüz: 30 | Sayfa: 593
وَاَنْتَ حِلٌّ بِهٰذَا الْبَلَدِۙ
Ve ente hıllun bi hazel beled.
Mealler
Mustafa İslamoğlu
-ki sen de bu beldenin (şerefli) bir sakinisin-
Elmalılı Hamdi Yazır
Sen hıll iken bu beldede
Diyanet İşleri
(1-4) Sen bu beldedeyken bu beldeye (Mekke'ye), babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki, biz insanı bir sıkıntı ve zorluk içinde (olacak ve bunlara göğüs gerecek şekilde) yarattık.
Mehmet Okuyan
Ki sen bu şehirde oturmaktasın.
Suat Yıldırım
Senin bu beldeye girişin hakkı için!
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sen bu beldede oturmaktayken.
Muhammed Esed
senin serbestçe yaşadığın bu beldeyi,
Yaşar Nuri Öztürk
Sen bu kente mahremsin/bu kente gireceksin.
Süleymaniye Vakfı
(şimdi) sen bu şehirde güvende olmasan bile![1]
Dipnot 1
"Hill (الحل)", canı helal (el-Ayn) yani can güvenliği yok, anlamındadır. Mekke herkes için can ve mal güvenliğinin olduğu bir yer iken (Bakara 2/125, İbrahim 14/35, Kasas 28/57, Ankebut 29/67) Muhammed aleyhisselamı hapsetme, öldürme veya sürgün etme konusunda Mekkeli müşrikler kararlıydı (Enfal 8/30). Ayet bu durumu anlatmaktadır.
Süleyman Ateş
Ki sen bu şehire girmekte (burada yaşamakta)sın.