Şems 91:15
Cüz: 30 | Sayfa: 594
وَلَا يَخَافُ عُقْبٰيهَا
Ve la yehafu ukbaha.
Tarih / Kıssalar
(2/5)
#salih_peygamber
Mealler
Mustafa İslamoğlu
oysa ki o (kavim) kendi akıbetinden zerrece endişe etmezdi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Öyle ya o sonundan korkacak değil ki.
Diyanet İşleri
Allah, bunun sonucundan çekinmez de!
Mehmet Okuyan
(Bu toplum) kendi sonundan da korkmuyordu.
Suat Yıldırım
Bunun sonucundan da asla endişe etmedi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Öyle ya, O, o işin sonundan korkacak değil ki!
Muhammed Esed
çünkü (onlardan) hiçbiri başlarına gelecek şeyin korkusunu taşımıyordu.
Yaşar Nuri Öztürk
Allah, işin sonundan korkacak değil ya!
Süleymaniye Vakfı
Semud'un sonunun böyle olmasından dolayı Allah bir endişe duymaz.[1]
Dipnot 1
Bu ceza onlara, işledikleri suçun karşılığı olarak verilmiştir. Bu sebeple Allah'ın onlara bir haksızlık yapmış olma endişesi yoktur (Nisa 4/40, Tevbe 9/70, Mülk 67/8-11).
Süleyman Ateş
(Rab) Bu işin sonundan korkmaz.
Benzer Ayetler
İbrahim
14:45
Skor: 18
Kat: 1 | Tag: 1
وَسَكَنْتُمْ ف۪ي مَسَاكِنِ الَّذ۪ينَ ظَلَمُٓوا اَنْفُسَهُمْ وَتَبَيَّنَ لَكُمْ كَيْفَ فَعَلْنَا بِهِمْ وَضَرَبْنَا لَكُمُ الْاَمْثَالَ
Üstelik siz, kendilerine zulmedenlerin yurdunda yaşıyordunuz; dahası onlara nasıl muamele ettiğimiz size açıklanmıştı; ve size örnekler de göstermiştik.
Tevbe
9:70
Skor: 18
Kat: 1 | Tag: 1
اَلَمْ يَأْتِهِمْ نَبَاُ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ قَوْمِ نُوحٍ وَعَادٍ وَثَمُودَ وَقَوْمِ اِبْرٰه۪يمَ وَاَصْحَابِ مَدْيَنَ وَالْمُؤْتَفِكَاتِۜ اَتَتْهُمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِۚ فَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيَظْلِمَهُمْ وَلٰكِنْ كَانُٓوا اَنْفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ
Yoksa kendilerinden önce geçip gidenlerin, Nuh kavminin, Ad ve Semud'un, İbrahim kavminin, Medyen ahalisinin ve bütün o altı üstüne gelmiş kentlerin (felaket) haberleri onlara ulaşmadı mı? Öncekilere (de) elçileri hakikatin apaçık delilleriyle gelmişlerdi (fakat inkar ettiler). Sonuçta, Allah onlara kıymış değildi; fakat onlar asıl kendi kendilerine kıydılar.
İbrahim
14:9
Skor: 18
Kat: 1 | Tag: 1
اَلَمْ يَأْتِكُمْ نَبَؤُا الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ قَوْمِ نُوحٍ وَعَادٍ وَثَمُودَۜۛ وَالَّذ۪ينَ مِنْ بَعْدِهِمْۜۛ لَا يَعْلَمُهُمْ اِلَّا اللّٰهُۜ جَٓاءَتْهُمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ فَرَدُّٓوا اَيْدِيَهُمْ ف۪ٓي اَفْوَاهِهِمْ وَقَالُٓوا اِنَّا كَفَرْنَا بِمَٓا اُرْسِلْتُمْ بِه۪ وَاِنَّا لَف۪ي شَكٍّ مِمَّا تَدْعُونَـنَٓا اِلَيْهِ مُر۪يبٍ
Sizden öncekilerin haberi size gelmedi mi? Nuh, Ad ve Semud kavimlerinin ve onlardan sonra gelenlerin (uğradıkları felaketin gerçek mahiyetini) Allah'tan başka kimse bilmez. Elçileri onlara hakikatin apaçık delilleriyle gelmiş, onlar ise nimeti teperek (sözlerini) ağızlarına tıkmışlar ve "Şunu aklınıza koyun ki biz sizinle gönderilenleri reddediyoruz; zira biz, davet ettiğiniz şeye dair şüphe içindeyiz" demişlerdi; mütereddit bir halde...
Sad
38:12
Skor: 18
Kat: 1 | Tag: 1
كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ وَعَادٌ وَفِرْعَوْنُ ذُوالْاَوْتَادِۙ
Onlardan önce Nuh ve Ad kavmi ve yüksek sütunlar sahibi Firavun da gerçeği yalanlamıştı;
Furkan
25:38
Skor: 18
Kat: 1 | Tag: 1
وَعَـاداً وَثَمُودَا۬ وَاَصْحَابَ الرَّسِّ وَقُرُوناً بَيْنَ ذٰلِكَ كَث۪يراً
Ve Ad ve Semud kavmi, Dess sakinleri ve bunlar arasında yaşamış olan bir çok nesil de (öyle oldu).
Fecr
89:8
Skor: 18
Kat: 1 | Tag: 1
اَلَّت۪ي لَمْ يُخْلَقْ مِثْلُهَا فِي الْبِلَادِۙۖ
ki, o (günün) dünyasında bir benzeri daha inşa edilmemişti?
İsra
17:59
Skor: 18
Kat: 1 | Tag: 1
وَمَا مَنَعَنَٓا اَنْ نُرْسِلَ بِالْاٰيَاتِ اِلَّٓا اَنْ كَذَّبَ بِهَا الْاَوَّلُونَۜ وَاٰتَيْنَا ثَمُودَ النَّاقَةَ مُبْصِرَةً فَظَلَمُوا بِهَاۜ وَمَا نُرْسِلُ بِالْاٰيَاتِ اِلَّا تَخْو۪يفاً
Bizim mucizeler göndermemize yalnızca önceki toplumların onları yalanlamış olmaları engel oldu. Nitekim Semud'a (risaletin) görünür bir delili olarak dişi deveyi vermiştik, fakat temsil ettiği gerçeği inkar yoluyla ona zulmettiler; zaten Biz bu tür mucizevi delilleri, yalnızca korkutarak uyarma amacıyla göndeririz.
Hac
22:43
Skor: 18
Kat: 1 | Tag: 1
وَقَوْمُ اِبْرٰه۪يمَ وَقَوْمُ لُوطٍۙ
Yine İbrahim kavmi de, Lut kavmi de,
Neml
27:45
Skor: 18
Kat: 1 | Tag: 1
وَلَقَدْ اَرْسَلْـنَٓا اِلٰى ثَمُودَ اَخَـاهُمْ صَـالِحاً اَنِ اعْبُـدُوا اللّٰهَ فَاِذَا هُمْ فَر۪يقَانِ يَخْتَصِمُونَ
Doğrusu Semud'a da, soydaşları Salih'i "Yalnız Allah'a kulluk edin!" desin diye göndermiştik. Fakat onlar birbiriyle çekişen iki fırkaya ayrılıverdiler.
Zariyat
51:43
Skor: 18
Kat: 1 | Tag: 1
وَف۪ي ثَمُودَ اِذْ ق۪يلَ لَهُمْ تَمَتَّعُوا حَتّٰى ح۪ينٍ
Aynı (mesaj) Semud kıssasında da var: Hani onlara da "Bir süreliğine siz de safa sürün bakalım!" denilmişti.