Bakara 2:54
Cüz: 1 | Sayfa: 7
وَاِذْ قَالَ مُوسٰى لِقَوْمِه۪ يَا قَوْمِ اِنَّكُمْ ظَلَمْتُمْ اَنْفُسَكُمْ بِاتِّخَاذِكُمُ الْعِجْلَ فَتُوبُٓوا اِلٰى بَارِئِكُمْ فَاقْتُلُٓوا اَنْفُسَكُمْۜ ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ عِنْدَ بَارِئِكُمْۜ فَتَابَ عَلَيْكُمْۜ اِنَّهُ هُوَ التَّوَّابُ الرَّح۪يمُ
Ve iz kale musa li kavmihi ya kavmi innekum zalemtum enfusekum bittihazikumul icle fe tubu ila bariikum faktulu enfusekum zalikum hayrun lekum inde bariikum fe tabe aleykum innehu huvet tevvabur rahim.
Ahiret
(2/5)
Tarih / Kıssalar
(2/5)
#rahmet
#musa
#saat
Mealler
Mustafa İslamoğlu
Hani Musa kavmine demişti ki: Ey kavmim! İyi bilin ki siz buzağıyı peydahlamakla kendi kendinize kötülük ettiniz. Sizi yoktan eşsiz-örneksiz vareden Yaratıcınıza yönelerek af dileyin ve böylece içinizdeki kötülükleri öldürün! Böyle yapmanız, eşsiz yaratıcınız katında sizin için daha hayırlıdır." İşte sizin tevbenizi (bir kez daha) böyle kabul etmişti: çünkü yalnız O'dur tevbeleri kabul eden, merhamet eden.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve bir vakit Musa kavmine dedi ki: "Ey kavmim cidden siz o danaya tutulmanızla kendinize zulmettiniz gelin barinize dönün, tevbe edin de nefislerinizi öldürün, böyle yapmanız bariniz yanında sizin için hayırlıdır" bu suretle tevbenizi kabul buyurdu. Filhakika o, öyle tevvab öyle rahimdir
Diyanet İşleri
Musa, kavmine dedi ki: "Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilah edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün (kendinizi düzeltin). Bu, Yaratıcınız katında sizin için daha iyidir. Böylece Allah da onların tövbesini kabul etti. Çünkü O, tövbeleri çok kabul edendir, çok merhametlidir."
Mehmet Okuyan
Hani Musa kavmine şöyle demişti: "Ey kavmim! Şüphesiz ki siz, buzağıyı (ilah) edinmekle kendinize haksızlık ettiniz. Onun için, Yaratıcınıza[1] tevbe edin de nefsinizi (kötü duygularınızı) öldürün! Böyle yapmanız Yaratıcınız katında sizin için hayırlı olandır. Böylece Allah tevbenizi kabul etmiş olur. Şüphesiz ki yalnızca O, tevbeleri çok kabul edendir, çok merhametlidir."
Dipnot 1
Ayette geçen [bâri'] kelimesi "yaratıcı" demektir.
Suat Yıldırım
Musa kavmine dedi ki: "Ey kavmim! Sizler buzağıya tutulmakla kendinize çok yazık ettiniz! Derhal Yaradanınıza tevbe edin! Allah yolunda kendinizi öldürün! Böyle yapmanız sizin için Yaratan nezdinde daha hayırlıdır." Böylece Allah da sizin tövbelerinizi kabul etsin. Çünkü o tövbeleri çok kabul eder, merhamet ve ihsanı boldur.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ve bir vakit Musa, kavmine dedi ki: "Ey kavmim, cidden siz o buzağıya tapmakla kendinize zulmettiniz. Gelin yaratanınıza dönün, tevbe edin de nefislerinizi öldürün. Böyle yapmanız yaratanınız yanında sizin için hayırlıdır." Böylece tevbenizi kabul buyurdu. Gerçekten O, tevbeleri çok kabul eden, devamlı merhamet edendir.
Muhammed Esed
Ve Musa, halkına (dönüp) "Ey halkım!" demişti. "Doğrusu buzağıya taparak kendinize karşı suç işlediniz, o halde tevbe ederek (tekrar) Yaratıcınıza yönelin ve nefsinizi yok edin; bu, sizin için Yaratıcınızın katında en hayırlısı olacaktır." Bunun üzerine O, tevbenizi kabul etmişti: Çünkü yalnız O'dur tevbeleri kabul eden, Rahmet Dağıtan.
Yaşar Nuri Öztürk
Hani Musa, toplumuna demişti ki: "Ey toplumum, buzağıyı tanrı edinmenizle öz benliklerinize zulmettiniz. Hadi, yaratıcınıza, Bari'nize tövbe edin; egolarınızı öldürün. Böyle yapmanız yaratıcınız katında sizin için daha iyidir; O sizin tövbelerinizi kabul eder. Hiç kuşkusuz O, evet O, tövbeleri çok kabul edendir, rahmeti sonsuz olandır."
Süleymaniye Vakfı
Musa halkına şöyle demişti: "Ey halkım! Boğayı ilah edinmekle kendinize karşı yanlış yaptınız. Bu yüzden her birinizi farklı özelliklerde yaratana /Allah'a[1] tövbe edin /dönüş yapın da nefislerinizi öldürün.[2] Her birinizi farklı özelliklerde yaratanın katında iyi olan budur." (Bunun üzerine tövbe etmiştiniz) Allah da tövbenizi kabul etmişti.[3] Çünkü tövbeleri çokça kabul eden, ikramı bol olan odur."
Dipnot 1
Bari' (بَارِئ) "yarattığının özünü ve şeklini farklı yaratan" demektir (Lisanu'l Arab). İnsan insana, bitki bitkiye, hayvan hayvana benzer ama hepsi birbirinden farklıdır. Allah, her şeyi farklı yarattığı için el-Bari' onun isimlerindendir (Haşr 59/24).
Dipnot 2
Kur'an'da aynı olayın anlatıldığı ilgili diğer ayetler dikkate alınarak bu ayette geçen "nefisleri öldürmek" ifadesine gerçek değil mecaz anlam verilmiştir. Boğayı ilah edinmekle kendilerini kötü duruma düşürenler tevbe ederlerse, kabul edileceği bildirilmiştir. (Bakara 2/51-54, A'raf 7/152-153). Ayrıca Kur'an'da bir başka olay sebebiyle bu suçu işleyenlere daha sonraki bir zaman diliminde tekrar hitap edilmesi ve işledikleri bu suçun hatırlatılması, onların öldürülmediklerini gösterir (Bakara 2/93). Hatta bu olayın asıl aktörü Samiri dahi öldürülmemiş, dışlanmıştır (Taha 20/95-97). "Nefisleri öldürmek" ifadesi Kur'an'da herhangi bir karineye ihtiyaç duyulmayacak açıklıkta mecaz olarak da kullanılmıştır (Nisa 4/29, 66-69).
Dipnot 3
A'raf 7/152-153.
Süleyman Ateş
Musa kavmine demişti ki: "Ey kavmim, sizler, buzağıyı (tanrı) edinmekle kendinize zulmettiniz; gelin Yaratıcınıza tevbe edin de nefislerinizi öldürün. Bu, Yaratıcınız katında sizin için daha iyidir. (Bu suretle O), sizin tevbenizi kabul buyurmuş olur. Çünkü O, öyle bağışlayıcı, öyle merhametlidir.
Benzer Ayetler
Zuhruf
43:36
Skor: 37
Kat: 2 | Tag: 3 | Güçlü: musa
وَمَنْ يَعْشُ عَنْ ذِكْرِ الرَّحْمٰنِ نُقَيِّضْ لَهُ شَيْطَاناً فَهُوَ لَهُ قَر۪ينٌ
Kim Rahman'ın uyarı dolu mesajına kusurlu bir gözle bakarsa, ona bir tür şeytani (öteki kişilik) musallat ederiz de, kendisi onun uydusu haline gelir;
Nisa
4:31
Skor: 32
Kat: 2 | Tag: 2 | Güçlü: musa
اِنْ تَجْتَنِبُوا كَـبَٓائِرَ مَا تُنْهَوْنَ عَنْهُ نُكَفِّرْ عَنْكُمْ سَيِّـَٔاتِكُمْ وَنُدْخِلْكُمْ مُدْخَلاً كَر۪يماً
Kaçınmanız emredilen büyük günahlardan uzak durursanız, kusurlarınızı örteriz ve sizi onurlu bir makama yerleştiririz.
Şura
42:17
Skor: 32
Kat: 2 | Tag: 2 | Güçlü: musa
اَللّٰهُ الَّـذ۪ٓي اَنْزَلَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ وَالْم۪يزَانَۜ وَمَا يُدْر۪يكَ لَعَلَّ السَّاعَةَ قَر۪يبٌ
O Allah ki, indirdiği vahiylerle hem hakikati ortaya sermiş hem de (adil ve mutedil) ölçüp tartacak (bir tasavvur) inşa etmiştir; hem sen (ey muhatab), nerden bileceksin, belki de Son Saat çok yakındır!
Şura
42:24
Skor: 32
Kat: 2 | Tag: 2 | Güçlü: musa
اَمْ يَقُولُونَ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِباًۚ فَاِنْ يَشَأِ اللّٰهُ يَخْتِمْ عَلٰى قَلْبِكَۜ وَيَمْحُ اللّٰهُ الْبَاطِلَ وَيُحِقُّ الْحَقَّ بِكَلِمَاتِه۪ۜ اِنَّهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ
Yoksa, "Uydurduğu yalanı Allah'a isnat etmek suretiyle iftira etti" mi diyorlar? Fakat Allah dilerse senin kalbini de mühürleyebilir. Evet, Allah batılı siler hakkı kendi sözleriyle ortaya koyar: Şüphesiz O göğüslerin en mahrem sırlarını bilendir.
Enam
6:40
Skor: 32
Kat: 2 | Tag: 2 | Güçlü: musa
قُلْ اَرَاَيْتَكُمْ اِنْ اَتٰيكُمْ عَذَابُ اللّٰهِ اَوْ اَتَتْكُمُ السَّاعَةُ اَغَيْرَ اللّٰهِ تَدْعُونَۚ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ
De ki: "Düşünsenize bir, eğer Allah'ın azabına uğrasanız ya da Kıyamet Günü gelip çatsa, Allah'tan başkasına yalvarabilir misiniz? Hadi (cevap verin), eğer dürüstseniz?
Zuhruf
43:15
Skor: 32
Kat: 2 | Tag: 2 | Güçlü: musa
وَجَعَلُوا لَهُ مِنْ عِبَادِه۪ جُزْءاًۜ اِنَّ الْاِنْسَانَ لَكَفُورٌ مُب۪ينٌۜ
Ama kalkarlar, kullarından birini O'ndan bir parçaymış gibi telakki ederler: Şu bir gerçek ki, (bunu yapan) insan katmerli bir nankörlük içindedir.
Zuhruf
43:19
Skor: 32
Kat: 2 | Tag: 2 | Güçlü: musa
وَجَعَلُوا الْمَلٰٓئِكَةَ الَّذ۪ينَ هُمْ عِبَادُ الرَّحْمٰنِ اِنَاثاًۜ اَشَهِدُوا خَلْقَهُمْۜ سَتُكْتَبُ شَهَادَتُهُمْ وَيُسْـَٔلُونَ
Onlar, melekleri, Rahman'ın kulları olan o varlıkları dişi olarak tasavvur ettiler: Yoksa onların yaratılışına tanık mı oldular? Onların bu (yalancı) şahitlikleri kaydedilecek ve (bu yüzden) sorgulanacaklar.
Araf
7:17
Skor: 32
Kat: 2 | Tag: 2 | Güçlü: musa
ثُمَّ لَاٰتِيَنَّهُمْ مِنْ بَيْنِ اَيْد۪يهِمْ وَمِنْ خَلْفِهِمْ وَعَنْ اَيْمَانِهِمْ وَعَنْ شَمَٓائِلِهِمْۜ وَلَا تَجِدُ اَكْثَرَهُمْ شَاكِر۪ينَ
sonra da hem doğrudan ve açıktan, hem de dolaylı ve sinsice, hem suret-i haktan görünerek hem de zaafları ve güdüleri kullanarak sokulacağım onlara: Ve Sen onların çoğunu nankörlük eden kimseler olarak bulacaksın."
Fetih
48:2
Skor: 32
Kat: 2 | Tag: 2 | Güçlü: musa
لِيَغْفِرَ لَكَ اللّٰهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِكَ وَمَا تَاَخَّرَ وَيُتِمَّ نِعْمَتَهُ عَلَيْكَ وَيَهْدِيَكَ صِرَاطاً مُسْتَق۪يماًۙ
Bu sayede Allah, senin geçmiş ve gelecek tüm hatalarını bağışlayacak; ve sana olan nimetini tamama erdirecek ve seni dosdoğru bir yola yöneltecektir;
Vakıa
56:32
Skor: 32
Kat: 2 | Tag: 2 | Güçlü: musa
وَفَاكِهَةٍ كَث۪يرَةٍۙ
Bir de sınırsız çeşitlilikte limitsiz meyveler;