SQ SemanticQuran

Enam 6:90

Cüz: 7 | Sayfa: 137
اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ هَدَى اللّٰهُ فَبِهُدٰيهُمُ اقْتَدِهْۜ قُلْ لَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ اَجْراًۜ اِنْ هُوَ اِلَّا ذِكْرٰى لِلْعَالَم۪ينَ۟
Ulaikellezine hedallahu, fe bi hudayuhumuktedih, kul la es'elukum aleyhi ecra, in huve illa zikra lil alemin.

Mealler

Mustafa İslamoğlu
işte şu Allah'ın doğru yolu gösterdiği insanları... O halde sen de onların rehberliğine uy! (Ve) de ki: "Sizden bunun için bir karşılık beklemiyorum. Unutmayın ki o, bütün insanlığa bir öğütten ibarettir!
Elmalılı Hamdi Yazır
İşte o Peygamberler Allahın hidayetine iriştirdiği kimseler, sen de onların gittiği yoldan yürü, ben, de: Buna karşı sizden bir ecr istemem, o mahza alemini irşad için ilahi bir yadigardır
Diyanet İşleri
İşte, o peygamberler, Allah'ın doğru yola ilettiği kimselerdir. (Ey Muhammed!) Sen de onların tuttuğu yola uy. De ki: "Bu tebliğe karşı sizden bir ücret istemiyorum. O (Kur'an), bütün alemler için ancak bir uyarıdır."
Mehmet Okuyan
İşte onlar (peygamberler), Allah'ın doğru yola ulaştırdığı kişilerdir. Sen de onların yoluna uy![1] De ki: "Ben buna (peygamberlik görevime) karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum.[2] Bu (Kur'an), âlemler için ancak bir hatırla(t)madır."[3]
Dipnot 1
Ayette geçen [iktedih] ifadesindeki [cezim]li [he] "hâ-i sekte" olarak bilinir. Bu bir zamir değildir. Bu nedenle de harekeli değil, cezimli yazılmakta ve okunmaktadır. Benzer kullanımlar için bkz. Bakara 2:259; Hâkka 69:19, 20, 25, 26, 28, 29; Kâri‘a 101:10.
Dipnot 2
Biz de tebliğ görevlerinden maddî menfaat beklememeli, karşılığını Rabbimizin ikram edeceğini bilmeli, ona göre davranmalıyız. Hiç kimse bir ayete fiyat biçemez ve hiç kimse de Yüce Allah'ın ihsanı kadar cömert olamaz. Benzer mesajlar: Yûnus 10:72; Hûd 11:29, 51; Yûsuf 12:104; Furkân 25:57; Şu‘arâ 26:109, 127, 145, 164, 180; Sebe' 34:47; Yâsîn 36:21; Sâd 38:86; Şûrâ 42:23; Tûr 52:40; Kalem 68:46.
Dipnot 3
Dini öğretilerdeki kaynak ve amaç birlikteliğiyle ilgili benzer mesajlar: Nahl 16:118; Şu‘arâ 26:196; Fussilet 41:43; Şûrâ 42:13; Necm 53:36-37; A‘lâ 87:18-19.
Suat Yıldırım
İşte onlar Allah'ın hidayet verdiği kimselerdir. Sen de onların yolundan yürü ve de ki: "Ben risaleti tebliğden dolayı sizden bir ücret beklemiyorum. O, bütün milletler için bir öğütten, irşaddan ibarettir."
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
İşte o peygamberler, Allah'ın kendilerini doğrudan yola eriştirdiği kimselerdir. Sen de onların gittiği yoldan yürü! De ki: "Ben buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. O Kur'an sadece alemleri irşad için ilahi bir hatıradır."
Muhammed Esed
Allahın doğru yola ulaştırdığı insanlara. Öyleyse onların rehberliğine uy (ve) de ki: "Sizden bu (hakikat bilgisi) için hiçbir karşılık istemiyorum. Unutmayın ki o bütün insanlığa bir öğütten ibarettir!"
Yaşar Nuri Öztürk
İşte böyleleri, Allah'ın yol gösterdiği kimselerdir. Sen de onların yolunu izle ve şöyle söyle: "Ben şu yaptığıma karşılık sizden bir ücret istemiyorum. O sadece alemlere bir öğüttür."
Süleymaniye Vakfı
İşte onlar, Allah'ın rehber /kitap verdiği kimselerdir. Sen de onların rehberine /kitaplarına uy[1]. De ki: "Ben yaptığım bu iş için sizden bir karşılık beklemiyorum. O, alemler[2] için sadece bir öğüt ve akılda tutulması gereken bilgidir!"
Dipnot 1
Bu ayetteki emir gereği Nebimiz, hakkında hüküm indirilmemiş konularda önceki kitaplara uymuştur. Örneğin, kıble değişimi ile ilgili ayetler ininceye kadar namaz kılarken Kudüs'e doğru dönmesinin sebebi buydu (Bakara 2/142-150). Maide Suresinin inmesiyle birlikte dinin tamamlandığı bildirilmiş ve artık her konuda Kur'an'da olan hükümlere uyulması emredilmiştir (Maide 5/3,48).
Dipnot 2
Allah'ın kitaplarından sorumlu olanlar insanlar ve cinlerdir (Ahkaf 46/29-33, Zariyat 51/55-56, Rahman ve Cin sureleri). Bu sebeple buradaki alemler insan ve cin topluluklarını gösterir.
Süleyman Ateş
İşte onlar, Allah'ın hidayet ettiği kimselerdir. Onların yoluna uy ve de ki: "Ben ona karşılık sizden bir ücret istemiyorum. O, sadece alemlere bir öğüttür."