Hâkka 69:4
Cüz: 29 | Sayfa: 565
كَذَّبَتْ ثَمُودُ وَعَادٌ بِالْقَارِعَةِ
Kezzebet semudu ve adun bil kariah.
Tarih / Kıssalar
(2/5)
#salih_peygamber
Mealler
Mustafa İslamoğlu
Semud ve Ad (İnsanın aklını başına devşiren) o Son Vuruş'u inkar ettiler.
Elmalılı Hamdi Yazır
İnanmadı Semud-ü Ad o kariaya.
Diyanet İşleri
Semud ve Ad kavimleri, yüreklerini hoplatacak olan büyük felaketi (Kıyameti) yalanladılar.
Mehmet Okuyan
Semûd ve Âd (kavimleri) de o çarpan felaketi yalanlamıştı.
Suat Yıldırım
İşte Semud ve Ad milletleri de o kafalara çarpan kıyamet dehşetini yalan saymışlardı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Semud ve Ad inanmadı o (beyinlerinde patlayacak) kıyamete!
Muhammed Esed
Semud ve 'Ad (kabileleri), o ani felaket (haberlerin)i yalanladılar!
Yaşar Nuri Öztürk
Semud ve Ad kariayı/başa çarpan olayı yalanlamıştı.
Süleymaniye Vakfı
(Salih'in kavmi) Semud ve (Hud'un kavmi) Ad, (ansızın) kapıyı çalacak olan (o gün)[1] konusunda yalana sarılmışlardı.
Dipnot 1
Bu kavimlerin, karşısında yalana sarıldıkları şey, öldükten sonra ahirette dirilip hesap verecekleri günün varlığıdır. O gün neler olacağı Karia Suresinde anlatılmıştır (Karia 101/1-11).
Süleyman Ateş
Semud ve 'Ad (kavimleri), başa çarpan olayı yalanladılar.
Benzer Ayetler
Furkan
25:38
Skor: 18
Kat: 1 | Tag: 1
وَعَـاداً وَثَمُودَا۬ وَاَصْحَابَ الرَّسِّ وَقُرُوناً بَيْنَ ذٰلِكَ كَث۪يراً
Ve Ad ve Semud kavmi, Dess sakinleri ve bunlar arasında yaşamış olan bir çok nesil de (öyle oldu).
Hac
22:43
Skor: 18
Kat: 1 | Tag: 1
وَقَوْمُ اِبْرٰه۪يمَ وَقَوْمُ لُوطٍۙ
Yine İbrahim kavmi de, Lut kavmi de,
İsra
17:59
Skor: 18
Kat: 1 | Tag: 1
وَمَا مَنَعَنَٓا اَنْ نُرْسِلَ بِالْاٰيَاتِ اِلَّٓا اَنْ كَذَّبَ بِهَا الْاَوَّلُونَۜ وَاٰتَيْنَا ثَمُودَ النَّاقَةَ مُبْصِرَةً فَظَلَمُوا بِهَاۜ وَمَا نُرْسِلُ بِالْاٰيَاتِ اِلَّا تَخْو۪يفاً
Bizim mucizeler göndermemize yalnızca önceki toplumların onları yalanlamış olmaları engel oldu. Nitekim Semud'a (risaletin) görünür bir delili olarak dişi deveyi vermiştik, fakat temsil ettiği gerçeği inkar yoluyla ona zulmettiler; zaten Biz bu tür mucizevi delilleri, yalnızca korkutarak uyarma amacıyla göndeririz.
Hud
11:61
Skor: 18
Kat: 1 | Tag: 1
وَاِلٰى ثَمُودَ اَخَاهُمْ صَالِحاًۢ قَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُۜ هُوَ اَنْشَاَكُمْ مِنَ الْاَرْضِ وَاسْتَعْمَرَكُمْ ف۪يهَا فَاسْتَغْفِرُوهُ ثُمَّ تُوبُٓوا اِلَيْهِۜ اِنَّ رَبّ۪ي قَر۪يبٌ مُج۪يبٌ
Semud'a ise soydaşları Salih'i (gönderdik). "Ey kavmim!" dedi, "Yalnızca Allah'a kulluk edin; (zira) sizin ondan başka kulluk edeceğiniz bir ilah yoktur. Sizi topraktan inşa eden ve size orayı imar etme yeteneği bahşeden O'dur. O halde O'ndan günahlarınız için af dileyin ve artık bilincinizi yenileyerek O'na yönelin; çünkü benim Rabbim (kendisine dönene) çok yakındır, duaları kabul eden tek mercidir.
Neml
27:45
Skor: 18
Kat: 1 | Tag: 1
وَلَقَدْ اَرْسَلْـنَٓا اِلٰى ثَمُودَ اَخَـاهُمْ صَـالِحاً اَنِ اعْبُـدُوا اللّٰهَ فَاِذَا هُمْ فَر۪يقَانِ يَخْتَصِمُونَ
Doğrusu Semud'a da, soydaşları Salih'i "Yalnız Allah'a kulluk edin!" desin diye göndermiştik. Fakat onlar birbiriyle çekişen iki fırkaya ayrılıverdiler.
Zariyat
51:43
Skor: 18
Kat: 1 | Tag: 1
وَف۪ي ثَمُودَ اِذْ ق۪يلَ لَهُمْ تَمَتَّعُوا حَتّٰى ح۪ينٍ
Aynı (mesaj) Semud kıssasında da var: Hani onlara da "Bir süreliğine siz de safa sürün bakalım!" denilmişti.
Hicr
15:80
Skor: 18
Kat: 1 | Tag: 1
وَلَقَدْ كَذَّبَ اَصْحَابُ الْحِجْرِ الْمُرْسَل۪ينَۙ
Doğrusu Hicr halkı da gönderilen elçileri yalanlamıştı.
Fussilet
41:17
Skor: 18
Kat: 1 | Tag: 1
وَاَمَّا ثَمُودُ فَهَدَيْنَاهُمْ فَاسْتَحَبُّوا الْعَمٰى عَلَى الْهُدٰى فَاَخَذَتْهُمْ صَاعِقَةُ الْعَذَابِ الْهُونِ بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَۚ
Semud kavmine gelince... Nitekim Biz onlara da yol göstermiştik, fakat onlar doğru yolu görmektense körlüğü tercih ettiler: Sonuçta yapa geldikleri şeylere karşılık, onları onur kırıcı azabın yıldırımı çarptı.
Sad
38:13
Skor: 18
Kat: 1 | Tag: 1
وَثَمُودُ وَقَوْمُ لُوطٍ وَاَصْحَابُ لْـَٔيْكَةِۜ اُو۬لٰٓئِكَ الْاَحْزَابُ
Semud ve Lut, Eyke ahalisi de öyle... Adı geçenler de (inkarda) müttefiktiler.
Furkan
25:39
Skor: 18
Kat: 1 | Tag: 1
وَكُلاًّ ضَرَبْنَا لَهُ الْاَمْثَالَۘ وَكُلاًّ تَبَّرْنَا تَتْب۪يراً
Önce her birinin önüne ibretlik örnekler koyduk; sonra hepsini paramparça edip mahvettik.