SQ SemanticQuran

Hâkka 69:37

Cüz: 29 | Sayfa: 567
لَا يَأْكُلُهُٓ اِلَّا الْخَاطِؤُ۫نَ۟
La ye'kuluhu illel hatiun.

Mealler

Mustafa İslamoğlu
o, sadece günahkarların yediği bir yiyecek...
Elmalılı Hamdi Yazır
Ki onu kimse yemez hatakar canilerden başka.
Diyanet İşleri
Onu günahkarlardan başkası yemez."
Mehmet Okuyan
(36, 37) (Sürekli) hata yapanlardan başkasının yemeyeceği irinden başka hiçbir yiyecek de yoktur.
Suat Yıldırım
Onu, büyük şirk suçunu işleyenlerden başkası yemez.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Onu günahkar canilerden başka kimse yemez.
Muhammed Esed
suçlulardan başkasının yemediği bir yiyecek!"
Yaşar Nuri Öztürk
"Ki o atık suyu sadece günahkarlar yer."
Süleymaniye Vakfı
Onu sadece, o hatayı[1] (şirk suçunu bile bile[2]) işleyenler yer[3].
Dipnot 1
Ayette "o hatayı işleyenler (الْخَاطِؤُونَ)" anlamına gelen kelimenin başında belirlilik takısı olan elif-lam bulunduğu için, önceki ayetlerde belirtilen hatayı işleyen kişileri gösterir. Bunların temel hatası, Allah'a güvenmemeleridir. Allah'a güvenmeyen kişi ya bir başka şeye ya da kendi kurgularına güvenir. İşte bu suç, Allah'a ortak oluşturmak, ona ortak koşmak anlamına gelen şirk suçudur. Bu suçu işleyene müşrik denir.
Dipnot 2
Burada "bile bile" denmesi, bilmeden yapılan yanlışların affedileceğinden dolayıdır (Bakara 2/22, 286). Bunun örneği İbrahim aleyhisselamdır. O, büluğa erdiği andan itibaren (A'raf 7/172-173, Enbiya 21/60) putların ilah olmayacağını anlamıştı. Ama gözlemler yapıp kesin kanaate varıncaya kadar yıldızın, ayın ve güneşin kendi rabbi olduğu inancındaydı. Onların rab olamayacaklarını anlar anlamaz kesin tavrını ortaya koydu (En'am 6/75-79). Onun bu konuda bile bile yaptığı bir yanlış olmadığı için Allah onu hiçbir zaman müşriklerden saymamıştır (Bakara 2/135, Al-i imran 3/67, 95, En'am 6/161, Nahl 16/123).
Dipnot 3
Duhan 44/43-46.
Süleyman Ateş
Onu, (bile bile) hata işleyenlerden başkası yemez.