Kıyame 75:31
Cüz: 29 | Sayfa: 577
فَلَا صَدَّقَ وَلَا صَلّٰىۙ
Fe la saddeka ve la salla.
Mealler
Mustafa İslamoğlu
Fakat o (insan) hakikati tasdik etmedi ve yönünü Allah'a dönmedi;
Elmalılı Hamdi Yazır
Fakat o ne sadaka verdi ne namaz kıldı
Diyanet İşleri
O, (Peygamberi) doğrulamamış, namaz da kılmamıştı.
Mehmet Okuyan
(İnkârcı kişi, gerçeği) onaylamamış, (Allah'ın dinine) destek olmamıştı.
Suat Yıldırım
Ne dini tasdik eder, ne namaz kılardı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ama o ne sadaka verdi ne de namaz kıldı.
Muhammed Esed
(Artık son pişmanlık fayda etmez) çünkü (yaşadığı sürece) hakikati kabul etmedi ve (aydınlığa kavuşmak için) namaz kılmadı;
Yaşar Nuri Öztürk
Ne tasdik etti ne yakardı/ne sadaka verdi ne namaz kıldı.
Süleymaniye Vakfı
(O, canını böyle verir) çünkü doğruları kabul etmedi ve kulluk görevlerini yapmadı,[1]
Dipnot 1
Ayetin metninde geçen salla (صَلى)'nın türediği salat (صَّلَاة) kelimesinin kök anlamı, bir şeyi bırakmamak ve sürekli arkasında olmaktır (Lisan'ul-Arab). Her Müslümanın hiç bir durum ve şart altında bırakmaması gereken tek ibadet namaz olduğu için ona salat denir. Bu ayette geçen saddaka (صدق) "doğruları kabul etti" fiili bir sonraki ayette geçen kezzebe (كذب)'nin yani "yalan saydı"nın zıddı, salla (صلى) da tevella (تولى)'nın yani "sırt çevirdi"nin zıddıdır. "Sırt çevirme"nin zıddı, sürekli arkasında olmaktır. Bir kulun sürekli arkasında olması gereken şey, Allah'ın verdiği görevlerdir. Bu yüzden burada geçen salla kelimesine uygun olan anlam "kulluk görevlerini yerine getirmek"tir.
Süleyman Ateş
Ne sadaka verdi, ne de namaz kıldı.