Ala 87:9
Cüz: 30 | Sayfa: 591
فَذَكِّرْ اِنْ نَفَعَتِ الذِّكْرٰىۜ
Fe zekkir in nefeatiz zikra.
Mealler
Mustafa İslamoğlu
Şu halde sen, -öğüt (sadece bazılarına) fayda verse de- hep (fıtratlara nakşolan Allah'ı) hatırlat,
Elmalılı Hamdi Yazır
Onun için öğüd ver, öğüd faide verirse
Diyanet İşleri
O halde, eğer öğüt fayda verirse, öğüt ver.
Mehmet Okuyan
Hatırlamak yarar sağlayacağı için (gerçeği) hatırlat![1]
Dipnot 1
Uyarının gerekliliği, amacı, uyarıdan kimlerin yararlanacağı vs. ile ilgili mesajlar için bkz. Bakara 2:6; Mâide 5:63, 79; En‘âm 6:69; A‘râf 7:164; Hûd 11:116; Yâsîn 36:10; Zâriyât 51:55; Tûr 52:29; Mürselât 77:5-6; A‘lâ 87:9; Ğâşiye 88:21.
Suat Yıldırım
O halde öğütün fayda vereceği ümidiyle sen nasihat et!
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Onun için öğüt ver, eğer öğüt fayda verirse.
Muhammed Esed
O halde, (hakikati başkalarına) hatırlat, bu hatırlatma ister fayda ver(iyor görün)sün, (ister görünmesin).
Yaşar Nuri Öztürk
Eğer hatırlatmak yarar sağlarsa hatırlat/öğüt ver!
Süleymaniye Vakfı
Faydalı olacaksa doğru bilgi ver[1]/ Kur'an'ı anlat[2].
Dipnot 1
Zikir, bağlantılarıyla birlikte düşünülüp öğrenilen doğru bilgi, o bilgiyi kullanıma hazır tutmak, akla veya dile getirmektir (Müfredat). Doğru bilginin kaynağı Allah'ın ayetleridir. Zikir, hem Kur'an'ın (Hicr 15/9) hem de Allah'ın indirdiği diğer kitapların ortak özelliğidir (Enbiya 21/24). İnsanı ancak bu bilgi tatmin eder (Ra'd 13/28). Allah'ın elçisi, Kur'an'da olan doğru bilgileri insanlara ulaştırmaktan sorumludur (Kaf 50/45, Zariyat 51/55, Tur 52/29, Ğaşiye 88/21).
Dipnot 2
Kur'an'ı tebliğ etmek zorunludur; ancak o bilginin fayda vermesi için hem ortam şartlarının uygun olması hem de karşıdaki kişinin dinleme niyetinde olması gerekir. Allah'ın ayetlerini hafife alan ve dinlemek istemeyenlere ısrarla anlatmaya çalışmanın bir anlamı yoktur (Nisa 4/140, En'am 6/68, Hicr 15/94-95, Abese 80/1-10). Bu ayetlere benzer pasajlar Tevrat'ta da mevcuttur (Mezmurlar 1:1, Özdeyişler 1:22-33).
Süleyman Ateş
O halde eğer hatırlatmak yarar verirse hatırlat, öğüt ver.