Kıyame 75:17
Cüz: 29 | Sayfa: 576
اِنَّ عَلَيْنَا جَمْعَهُ وَقُرْاٰنَهُۚ
İnne aleyna cem'ahu ve kur'anehu.
Mealler
Mustafa İslamoğlu
Şüphesiz onun toplanması da okunuşu da bize düşer;
Elmalılı Hamdi Yazır
Çünkü bize aiddir onun cem'i ve Kur'anı
Diyanet İşleri
Şüphesiz onu toplamak ve okumak bize aittir.
Mehmet Okuyan
Şüphesiz ki onun toplanması ve okunması sadece bize aittir.
Suat Yıldırım
Çünkü vahyi senin kalbinde toplamak ve onu okutmak Bize ait bir iştir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Çünkü onun derlenip toplanması Bize aittir!
Muhammed Esed
çünkü onu (senin kalbine) yerleştirmek ve (gerektiğinde) okutturmak Bizim işimizdir.
Yaşar Nuri Öztürk
Onu toplamak ve okumak bize düşer.
Süleymaniye Vakfı
Onu bir araya getirmek ve bir kur'an /anlam kümesi yapmak kesinlikle bizim işimizdir[1].
Dipnot 1
"Kur'an" kelimesi "toplamak, bir araya getirmek" anlamına gelen "k-r-e (ق-ر-أ)" kökünden mastardır. Bu fiilin ifade ettiği "toplama" anlamı bir "düzen ve ölçüt"ü içerir. Kur'an kelimesi pek çok ayette, "birbiriyle irtibatlı ayetlerin oluşturduğu küme" anlamında isim olarak kullanılır (İsra 17/106, Fussilet 41/3). Bir konuyu anlatan ana ayet (muhkem ayet) ile onu açıklayan benzer ayetler (müteşabih ayetler), o konuya ait anlam kümesini yani kur'an'ı oluşturur (Al-i İmran 3/7, Zümer 39/23). Allah'ın kitabına Kur'an denmesi de bütün sureleri toplayıp bir araya getiren büyük küme olması sebebiyledir. Kıyamet Suresi'nin bu ayetleri tefsirlerde, 'Muhammed aleyhisselamın kendisine gelen vahyin tamamlanmasını beklemeden tekrarlayarak ezberlemeye çalıştığı için uyarıldığı' şeklinde yorumlanır. Bu iddia, hem insan davranışı açısından hem de vahyin geliş şekline aykırılığı açısından yanlıştır (Cin 72/26-28). Ayetlerin Allah tarafından bir araya getirilip (cem' edilip) kur'an haline getirilmiş olması, Kur'an-ı Kerim'in tertibinin de Allah tarafından tamamlandığını, ayet ve surelerin düzenlenmesinin hiçbir insana bırakılmadığını gösterir.
Süleyman Ateş
Onu (senin kalbinde) toplamak ve (sana) okumak bize düşer.