Naziat 79:29
Cüz: 30 | Sayfa: 583
وَاَغْطَشَ لَيْلَهَا وَاَخْرَجَ ضُحٰيهَاۖ
Ve agtaşe leyleha ve ahrece duhaha.
Mealler
Mustafa İslamoğlu
onun gecesini adım adım O kararttı, aydınlığını kıvamında O çıkardı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Gecesini kararttı, kuşluğunu çıkardı
Diyanet İşleri
O göğün gecesini karanlık yaptı, ışığını da çıkardı.
Mehmet Okuyan
Gecesini karanlık yapmış, (gündüz) ışığını çıkarıp var etmiştir.
Suat Yıldırım
Gecesini karanlık, gündüzünü parlak şekilde açığa çıkardı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Gecesini kararttı, kuşluğunu çıkardı.
Muhammed Esed
onun gecesini karanlık yapmış ve gündüzünü aydınlatmıştır.
Yaşar Nuri Öztürk
Gecesini kararttı, kuşluğunu ortaya çıkardı.
Süleymaniye Vakfı
gecesini perde kıldı[1] ve (gündüz vaktinde de) duhasını /dalga dalga yaydığı ışığı ortaya çıkardı.
Dipnot 1
"Perde kıldı" anlamı verdiğimiz "ağtaşa (أَغْطَشَ)" fiilinin türetildiği el-ağtaş (الْأَغْطَشُ), gözünde, gözyaşına benzer bir tabaka oluşan kişiyi ifade eder (Müfredat). Bu da onun gözü için bir perde olur ve görmesi zayıflar. Bu ayet bize geceyi tanıtmaktadır. Gece ve gündüz, güneş ve ay gibi birer ayrı varlıktır, gün boyu kendi yörüngelerinde dolaşırlar ve her biri, diğerini, bir sarık gibi sarar (Zümer 39/5). Gündüz bitinceye kadar gece üstte, gece bitinceye kadar da gündüz üstte olur. Gündüz üstte olunca gece, onun önünde bir perde olur. Gecenin değişmez bir göstergesi yoktur. Bu sebeple gecenin her yerde karanlık olması gerekmez. Ama gündüzün, güneş ışınlarını ışığa çevirme özelliği vardır, onun için gündüz daima aydınlık olur (İsra 17/12). Yazın kutup bölgelerinde, güneşin batmadığı günlerde gece gündüzü perdeler ve güneşin ışınlarını yeryüzüne ışık olarak yansıtır ama güneşin ısısını engellediği için oluşan aydınlık, gündüz ışığı gibi parlak olmaz. Biraz kamaşan gözlerin gördüğü ışık gibi olur. Karanlık olması dışında gecenin bütün özellikleri ortaya çıktığından ona, beyaz gece denir (Şems 91/1, Duha 93/1-2).
Süleyman Ateş
Gecesini örtüp kararttı, kuşluğunu (güneşinin ışığını) açığa çıkardı.