Naziat 79:46
Cüz: 30 | Sayfa: 583
كَاَنَّهُمْ يَوْمَ يَرَوْنَهَا لَمْ يَلْبَثُٓوا اِلَّا عَشِيَّةً اَوْ ضُحٰيهَا
Ke ennehum yevme yerevneha lem yelbesu illa aşiyyeten ev duhaha.
Mealler
Mustafa İslamoğlu
(Kafirler) bu hakikati bizzat gördükleri gün, onlara sanki (bu dünyada) bir akşam veya bir kuşluktan fazla kalmamışlar gibi gelecek.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onu görecekleri gün onlar, sanki bir akşam veya kuşluğundan başka durmamışa dönecekler
Diyanet İşleri
Kıyameti gördükleri gün onlar, sanki dünyada ancak bir akşam, yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış gibidirler.
Mehmet Okuyan
Onu (mahşeri) gördükleri gün, (dünyada sanki) bir yatsı vakti veya (gündüzün) kuşluğu kadar kalmış gibi olacaklar.[1]
Dipnot 1
Benzer mesajlar: Yûnus 10:45; Tâhâ 20:103; Mü'minûn 23:112-114; Rûm 30:55; Ahkâf 46:35.
Suat Yıldırım
Onu gördükleri gün öyle gelir ki onlara; yalnız bir akşam veya bir sabah faslı durdular dünyada.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Onlar, onu (kıyameti) görecekleri gün, sanki bir akşam veya bir kuşluğundan başka durmamışa dönecekler.
Muhammed Esed
Onu anladıkları Gün (onlara, bu dünyada) bir akşamdan ya da kuşluğuyla (birlikte sona eren bir gece)den fazla kalmamışlar (gibi gelecek)!
Yaşar Nuri Öztürk
Onu gördükleri gün onlar, dünyada sanki bir akşam veya onun kuşluk vaktinden başka kalmamışa dönerler.
Süleymaniye Vakfı
Onlar onu gördükleri gün, bu dünyada sadece bir akşam üzeri ya da kuşluk vakti kadar kalmış gibi olurlar[1].
Dipnot 1
Duha (ضُحَى) kelimesine bitişik olan ha (ها) zamiri müennes olduğu için "akşam üzeri" anlamına gelen aşiyye (عَشِيَّةً) kelimesini gösterir ve "aşiyye'nin duhası" yani "aşiyyenin simetriği olan duha" demek olur. Bu vakitler Kur'an'da, "gündüzün kısa bir süresi" olarak da nitelenmişlerdir (Yunus 10/45, Ahkaf 46/35). Bu sebeple (ضُحَى) duha'daki zamirin aşiyye'yi göstermesi, aşiyye kadar kısa bir süreyi ifade eder. "Kuşluk vakti"nin başlangıcında ve "akşam üzeri"nin bitişinde Güneş'in ufka açı olarak yakınlığı aynıdır. Ayrıca, kuşluk vakti ve akşam üzerinin süreleri de birbirine denktir. Bu nedenlerle bu iki kavram birbirinin simetriğidir. İsra 17/52, Taha 20/103-104, Mü'minun 23/112-114, Rum 30/55, Şems 91/1 ve Duha 93/1'in dipnotu.
Süleyman Ateş
Onlar onu gördükleri zaman sanki (dünyada) bir akşam veya onun kuşluk vaktinden fazla kalmamış gibi olurlar.