SQ SemanticQuran

Abese 80:4

Cüz: 30 | Sayfa: 584
اَوْ يَذَّكَّرُ فَتَنْفَعَهُ الذِّكْرٰىۜ
Ev yezzekkeru fe tenfeahuz zikra.

Mealler

Mustafa İslamoğlu
veya alacağı öğütün kendisine yarar sağlayacağını?
Elmalılı Hamdi Yazır
Veya öğüt belliyecek de o öğüt kendine faide verecek
Diyanet İşleri
Yahut öğüt alacak da bu öğüt kendisine fayda verecek.
Mehmet Okuyan
(3, 4) O (azgın Mekkeli)nin arınacağını veya (gerçeği) hatırlayıp bunun ona yarar sağlayacağını sana bildirecek olan ne olabilir ki![1]
Dipnot 1
Bu ayet grubunda Hz. Muhammed'e hitap burada başlamaktadır. Yüce Allah [mâ yüdrîke] ifadesiyle gündeme getirdiği meseleyi, Hz. Muhammed dahil kimsenin bilemeyeceğini ortaya koymaktadır. Çünkü konu gaybla ilgilidir.
Suat Yıldırım
(3-4) Ne bilirsin, belki de alacağı öğütle arınacaktı. Yahut nasihati dinleyip ondan yararlanacaktı?
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Veya öğüt alacak da öğüt kendisine fayda verecek.
Muhammed Esed
yahut (hakikat) hatırlatılacak ve bu hatırlatma kendisine fayda verecekti.
Yaşar Nuri Öztürk
Belki de düşünüp taşınacak da öğüt kendisine yarayacak.
Süleymaniye Vakfı
ya da doğru bilgi edinecek[1] de o bilgi ona fayda verecek![2]
Dipnot 1
"Doğru bilgi" diye çevrilen kelime "zikir"dir. Zikir, bağlantılarıyla birlikte düşünülüp öğrenilen doğru bilgi, o bilgiyi kullanıma hazır tutmak, akla veya dile getirmektir (Müfredat ذكر md.). Doğru bilginin kaynağı Allah'ın ayetleridir. Bunlar, yaratılan ayetler ve indirilen ayetler olmak üzere iki türlüdür. Her birinden elde edilen doğru bilgi zikirdir (Enbiya 21/24, En'am 6/80). İnsanı, sadece bu bilgi tatmin eder (Ra'd 13/28). Allah'ı zikretmek; onu, kitabını ve yarattığı ayetleri dikkate almak, akıldan çıkarmamak ve onların üzerine düşünmektir. İnsan bunlardan bildiği kadarıyla sorumludur (Bakara 2/286).
Dipnot 2
Zariyat 51/55, A'la 87/9-11.
Süleyman Ateş
Yahut öğüt dinleyecek de öğüt, kendisine yarayacak.