Ayetler
Toplam sonuç: 6236
Ala 87:13
Cüz: 30 | Sayfa: 591
Ahiret
#ölüm
ثُمَّ لَا يَمُوتُ ف۪يهَا وَلَا يَحْيٰىۜ
Summe la yemutu fiha ve la yahya.
Mustafa İslamoğlu
sonra orada ne ölebilecek, ne yaşayabilecektir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Sonra ne ölecek onda ne hayat bulacaktır
Diyanet İşleri
Sonra orada ne ölür (kurtulur), ne de (rahat bir hayat) yaşar.
Mehmet Okuyan
Sonra, orada (tam) ölmeyecek ve (tam) yaşamayacak.[1]
Suat Yıldırım
Orada artık ne ölür, ne de rahat yüzü görür.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sonra ne ölecek onda, ne de hayat bulacaktır.
Muhammed Esed
ve orada ne ölecektir ne de diri kalacak.
Yaşar Nuri Öztürk
Sonra orada ne ölür ne de hayat bulur.
Süleymaniye Vakfı
Artık orada ne ölür ne de yaşar.[1]
Süleyman Ateş
Sonra orada ne ölür, ne de yaşar.
Ala 87:14
Cüz: 30 | Sayfa: 591
Istenen
#namaz
#zekat
#rab
قَدْ اَفْلَحَ مَنْ تَزَكّٰىۙ
Kad efleha men tezekka.
Mustafa İslamoğlu
(Manevi kirlerden) arınma gayreti içinde olanlar kurtuluşa erecek;
Elmalılı Hamdi Yazır
Doğrusu felah buldu tezekki eden
Diyanet İşleri
(14-15) Arınan ve Rabbinin adını anıp, namaz kılan kimse mutlaka kurtuluşa erer.
Mehmet Okuyan
Arınan kişi elbette kurtulmuştur.
Suat Yıldırım
(14-15) Kendisini kötülüklerden arındıran, Rabbinin adını anıp namaz kılan, felaha erer.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Doğrusu felah bulmuştur temizlenen,
Muhammed Esed
(Bu dünyada) arınmayı başaran ise, (öteki dünyada) mutluluğa ulaşır,
Yaşar Nuri Öztürk
Benliğini arındıran/zekat veren, kurtuluşa gerçekten ermiştir.
Süleymaniye Vakfı
Şu kişi ise kesinlikle umduğuna kavuşur: kendini arındırıp geliştiren[1]
Süleyman Ateş
Doğrusu, mutluluğa ermiştir zekat veren;
Ala 87:15
Cüz: 30 | Sayfa: 591
Istenen
Dua / yöneliş
#dua
#namaz
#rab
وَذَكَرَ اسْمَ رَبِّه۪ فَصَلّٰىۜ
Ve zekeresme rabbihi fe salla.
Mustafa İslamoğlu
Rabbinin adını hatırda tutan da, salata duran da (kurtuluşa erecek).
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve rabbının ismini anıp da namaz kılan
Diyanet İşleri
(14-15) Arınan ve Rabbinin adını anıp, namaz kılan kimse mutlaka kurtuluşa erer.
Mehmet Okuyan
Rabbinin adını anıp salât edenler de (O'nun dinine destek olanlar da).
Suat Yıldırım
(14-15) Kendisini kötülüklerden arındıran, Rabbinin adını anıp namaz kılan, felaha erer.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Rabbinin adını anıp namaz kılan.
Muhammed Esed
ki böylesi, Rabbinin ismini hatırlayan ve (O'na) ibadet edendir.
Yaşar Nuri Öztürk
Rabbinin adını anmış, namaz kılıp da dua etmiştir o.
Süleymaniye Vakfı
ve Rabbinin ismini /özelliklerini aklından çıkarmayıp kulluk görevlerini yerine getiren[1].
Süleyman Ateş
Rabbinin adını anıp namaz kılan.
Ala 87:16
Cüz: 30 | Sayfa: 591
#irade
بَلْ تُؤْثِرُونَ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَاۘ
Bel tu'sırunel hayated dunya.
Mustafa İslamoğlu
Maalesef siz (ey insanlar), bu yakın ve aşağı hayatı tercih ediyorsunuz;
Elmalılı Hamdi Yazır
Fakat siz Dünya hayatı tercih ediyorsunuz
Diyanet İşleri
Fakat sizler dünya hayatını tercih ediyorsunuz.
Mehmet Okuyan
Fakat siz dünya hayatını tercih ediyorsunuz.[1]
Suat Yıldırım
Fakat bilakis siz dünya hayatını ve zevklerini tercih ediyorsunuz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Fakat siz, dünya hayatını tercih ediyorsunuz.
Muhammed Esed
Ama hayır, (ey insanlar,) siz bu dünya hayatını tercih edersiniz,
Yaşar Nuri Öztürk
Doğrusu şu ki, siz şu iğreti hayatı yeğliyorsunuz.
Süleymaniye Vakfı
(Ey insanlar) Aslında siz dünya hayatını tercih ediyorsunuz[1].
Süleyman Ateş
Ama siz, şu yakın hayatı yeğliyorsunuz.
Ala 87:17
Cüz: 30 | Sayfa: 591
Ahiret
#ahiret
وَالْاٰخِرَةُ خَيْرٌ وَاَبْـقٰىۜ
Vel ahıretu hayrun ve ebka.
Mustafa İslamoğlu
oysa ki öteki (hayat) en hayırlı ve daha kalıcıdır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Halbuki ahıret daha hayırlı ve daha bakalıdır
Diyanet İşleri
Oysa ahiret, daha hayırlı ve süreklidir.
Mehmet Okuyan
(Oysa) ahiret daha iyi ve daha kalıcıdır.
Suat Yıldırım
Halbuki ahiret mutluluğu daha üstün, daha hayırlı, hem de ebedidir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Oysa ahiret daha hayırlı ve daha kalıcıdır.
Muhammed Esed
oysa gelecek hayat daha iyi ve daha kalıcıdır.
Yaşar Nuri Öztürk
Oysaki sonraki hayat daha mutlu, daha kalıcıdır.
Süleymaniye Vakfı
Oysa ahiret daha hayırlı ve kalıcıdır![1]
Süleyman Ateş
Oysa ahiret daha iyi ve daha kalıcıdır.
Ala 87:18
Cüz: 30 | Sayfa: 591
Tarih
#rahmet
#musa
#kitap
#vahiy
اِنَّ هٰذَا لَفِي الصُّحُفِ الْاُو۫لٰىۙ
İnne haza le fis suhufil ula.
Mustafa İslamoğlu
Elbet bütün bu hakikatler önceki vahiylerde yer almıştır;
Elmalılı Hamdi Yazır
Haberiniz olsun ki vardır bu evvelki suhuflarda
Diyanet İşleri
(18-19) Şüphesiz bu hükümler ilk sayfalarda, İbrahim ve Musa'nın sayfalarında da vardır.
Mehmet Okuyan
Şüphesiz ki bu (anlatılanlar), önceki sahifelerde de (vahiylerde de) vardı:
Suat Yıldırım
(18-19) Bu, elbette önceki sahifelerde, İbrahim ile Musa'ya verilen sahifelerde de bildirilmiştir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Haberiniz olsun, bu ilk sahifelerde vardır.
Muhammed Esed
Gerçek şu ki, (bütün) bunlar, geçmiş vahiylerde (bildirilmiş)tir.
Yaşar Nuri Öztürk
Hiç kuşkusuz, bu Kur'an, ilk sayfalarda da elbette vardır.
Süleymaniye Vakfı
Bu (anlatılanlar), şüphesiz önceki sayfalarda /kitaplarda da vardır,[1]
Süleyman Ateş
Bu (hükümler), elbette ilk sahifelerde de vardı:
Ala 87:19
Cüz: 30 | Sayfa: 591
Tarih
#rahmet
#musa
#kitap
#vahiy
صُحُفِ اِبْرٰه۪يمَ وَمُوسٰى
Suhufi ibrahime ve musa.
Mustafa İslamoğlu
(mesela) İbrahim ve Musa'ya indirilen vahiylerde.
Elmalılı Hamdi Yazır
İbrahim ve Musanın suhuflarında
Diyanet İşleri
(18-19) Şüphesiz bu hükümler ilk sayfalarda, İbrahim ve Musa'nın sayfalarında da vardır.
Mehmet Okuyan
İbrahim'in ve Musa'nın sahifelerinde.
Suat Yıldırım
(18-19) Bu, elbette önceki sahifelerde, İbrahim ile Musa'ya verilen sahifelerde de bildirilmiştir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
İbrahim'in ve Musa'nın sahifelerinde.
Muhammed Esed
İbrahim ve Musa'ya indirilen vahiylerde.
Yaşar Nuri Öztürk
İbrahim'in ve Musa'nın sayfalarında.
Süleymaniye Vakfı
İbrahim'in ve Musa'nın sayfalarında![1]
Süleyman Ateş
İbrahim'in ve Musa'nn sayfalarında.
Gaşiye 88:1
Cüz: 30 | Sayfa: 591
هَلْ اَتٰيكَ حَد۪يثُ الْغَاشِيَةِۜ
Hel etake hadisul gaşiyeh.
Mustafa İslamoğlu
Kasvet gibi sarıp sarmalayan olayın haberi sana ulaştı mı?
Elmalılı Hamdi Yazır
Geldi mi sana o Gaşiye hadisi?
Diyanet İşleri
Dehşeti her şeyi kaplayan felaketin haberi sana geldi mi?
Mehmet Okuyan
(Her şeyi) kaplayacak olanın haberi sana geldi, (değil) mi?
Suat Yıldırım
Gaşiye'nin/dehşeti her tarafı saracak olan o felaketin mahiyeti hakkında elbet sen de bilgi sahibi oldun.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Geldi mi sana o Ğaşiye (her şeyi kuşatacak salgın, istilacı kıyametin) haberi?
Muhammed Esed
Kabus Gibi Çöken'den haberin var mı?
Yaşar Nuri Öztürk
Geldi mi sana Ğaşiye'nin/her şeyi her yandan sarıp kaplayacak olanın haberi?
Süleymaniye Vakfı
Her şeyi çepeçevre kuşatacak olanın /mezardan kalkış gününün haberi sana geldi, değil mi![1]
Süleyman Ateş
(Şiddet ve dehşetiyle her şeyi) Sarıp kaplayacak olan(o felaket)in haberi sana geldi mi?
Gaşiye 88:2
Cüz: 30 | Sayfa: 591
وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ خَاشِعَةٌۙ
Vucuhun yevmeizin haşiah.
Mustafa İslamoğlu
Bazıları vardır o gün; zillet içinde yıkılmıştır;
Elmalılı Hamdi Yazır
Bir takım yüzler o gün eğilmiş zillete düşmüştür
Diyanet İşleri
O gün birtakım yüzler vardır ki zillete bürünmüşlerdir.
Mehmet Okuyan
O gün bazı yüzler düşüktür.
Suat Yıldırım
Yüzler vardır o gün yere eğilmiştir, zelildir!
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O gün kimi yüzler eğilmiş, zillete düşmüştür.
Muhammed Esed
Bazı yüzler o Gün yere bakacak,
Yaşar Nuri Öztürk
Yüzler vardır o gün zilletle öne eğilmiştir.
Süleymaniye Vakfı
O gün kimi yüzler öne eğik olacaktır;[1]
Süleyman Ateş
Yüzler var ki o gün öne düşüktür,
Gaşiye 88:3
Cüz: 30 | Sayfa: 591
#korku
عَامِلَةٌ نَاصِبَةٌۙ
Amiletun nasıbeh.
Mustafa İslamoğlu
işi bitmiş, eli kolu dökülmüştür;
Elmalılı Hamdi Yazır
Çalışmış fakat boşuna yorulmuştur
Diyanet İşleri
Çalışmış, (boşa) yorulmuşlardır.
Mehmet Okuyan
(Onlar) çalışandır, yorulandır.
Suat Yıldırım
Yorgundur, bitkin mi bitkindir!
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Çalışmış, fakat boşuna yorulmuştur.
Muhammed Esed
(günahın yükü altında) bitkin düşmüş, (korku ile) sarsılmış,
Yaşar Nuri Öztürk
Çalışmış, boşa yorulmuştur.
Süleymaniye Vakfı
çalışmış, boşuna yorulmuşlardır.[1]
Süleyman Ateş
Çalışır, yorulur.
Gaşiye 88:4
Cüz: 30 | Sayfa: 591
Ahiret
#cehennem
تَصْلٰى نَاراً حَامِيَةًۙ
Tesla naren hamiyeh.
Mustafa İslamoğlu
tarifi imkansız kızgın bir ateşi boylarlar,
Elmalılı Hamdi Yazır
Kızışmış bir ateşe yaslanırlar
Diyanet İşleri
Kızgın ateşe girerler.
Mehmet Okuyan
Kızgın ateşe girecektir.
Suat Yıldırım
Kızgın ateşe girerler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Kızışmış bir ateşe yaslanırlar.
Muhammed Esed
kızgın bir ateşe girmek
Yaşar Nuri Öztürk
Kızışmış bir ateşe dalarlar.
Süleymaniye Vakfı
Kızgın bir ateşe girip kalırlar.[1]
Süleyman Ateş
Kızgın ateşe girerler.
Gaşiye 88:5
Cüz: 30 | Sayfa: 591
Ahiret
#cehennem
#ümit
تُسْقٰى مِنْ عَيْنٍ اٰنِيَةٍۜ
Tuska min aynin aniyeh.
Mustafa İslamoğlu
zehir gibi bir (umutsuzluğun) pınarından sulanırlar;
Elmalılı Hamdi Yazır
Kızgın bir menba'dan sulanırlar
Diyanet İşleri
Son derece kızgın bir kaynaktan içirilirler.
Mehmet Okuyan
Kaynar bir (su) kaynağından (kendilerine) içirilecektir.
Suat Yıldırım
Susayınca kaynar su kaynayan bir çeşmeden içerler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Kızgın bir kaynaktan sulanırlar.
Muhammed Esed
ve kaynar bir pınardan tatmak üzere.
Yaşar Nuri Öztürk
Ateşimsi bir kaynaktan sulanırlar.
Süleymaniye Vakfı
Onlara, çok sıcak bir kaynaktan su verilir.[1]
Süleyman Ateş
Kendilerine kaynamış bir gözeden (su) içirilir.
Gaşiye 88:6
Cüz: 30 | Sayfa: 591
لَيْسَ لَهُمْ طَعَامٌ اِلَّا مِنْ ضَر۪يعٍۙ
Leyse lehum taamun illa min dari'.
Mustafa İslamoğlu
onlara hiçbir yiyecek yoktur, ancak onursuzların yiyeceği vardır;
Elmalılı Hamdi Yazır
Yiyecekleri yok ancak bir dari'
Diyanet İşleri
Onlara, acı ve kötü kokulu bir dikenli bitkiden başka yiyecek yoktur.
Mehmet Okuyan
Onlar için kuru dikenden başka yiyecek yoktur.
Suat Yıldırım
Yiyecekleri sadece bir dikenden ibarettir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Dari' adındaki bitkiden başka yiyecekleri yoktur.
Muhammed Esed
Hiçbir yiyecekleri yok kuru dikenlerin acılığından başka,
Yaşar Nuri Öztürk
Yırtıcı bir dikenden başka yemek yoktur onlar için.
Süleymaniye Vakfı
Dikenli bir bitkiden başka yiyecekleri olmaz.[1]
Süleyman Ateş
Onlar için kuru dikenden başka yiyecek de yoktur.
Gaşiye 88:7
Cüz: 30 | Sayfa: 591
لَا يُسْمِنُ وَلَا يُغْن۪ي مِنْ جُوعٍۜ
La yusminu ve la yugni min cu'.
Mustafa İslamoğlu
ama ne besleyicidir ne doyurucudur.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ne besler ne açlıktan kurtarır
Diyanet İşleri
O, ne besler ne de açlıktan kurtarır.
Mehmet Okuyan
Hem beslemez hem de açlığı gidermez.
Suat Yıldırım
Bu diken ne besleyicidir, ne de açlığı giderir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ne besler, ne açlıktan kurtarır.
Muhammed Esed
ne bir güç veren ne de açlığı gideren (dikenlerin).
Yaşar Nuri Öztürk
Ne semirtir ne açlıktan kurtarır.
Süleymaniye Vakfı
O, ne besler ne de açlığı giderir.
Süleyman Ateş
O da ne semirtir, ne de açlığı giderir.
Gaşiye 88:8
Cüz: 30 | Sayfa: 591
وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ نَاعِمَةٌۙ
Vucuhun yevmeizin naımeh.
Mustafa İslamoğlu
Bazıları da vardır o gün; nimete gark olmuştur;
Elmalılı Hamdi Yazır
Bir takım yüzler de o gün mes'uddur
Diyanet İşleri
O gün birtakım yüzler vardır ki, nimet içinde mutludurlar.
Mehmet Okuyan
O gün bazı yüzler de nimet içindedir (mutludur).
Suat Yıldırım
Ama yüzler vardır, o gün mutludurlar!
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Kimi yüzler de mesuttur o gün.
Muhammed Esed
Bazı yüzler (de) o Gün mutlulukla parıldayacak,
Yaşar Nuri Öztürk
Yüzler de vardır o gün, nimetlerle mutlu.
Süleymaniye Vakfı
O gün kimi yüzler de rahatlamıştır.[1]
Süleyman Ateş
Yüzler de var ki o gün ni'met içinde mutlu,
Gaşiye 88:9
Cüz: 30 | Sayfa: 591
لِسَعْيِهَا رَاضِيَةٌۙ
Li sa'yiha radiyeh.
Mustafa İslamoğlu
sonuçta gayretinin meyvesinden hoşnut ve razı olmuştur;
Elmalılı Hamdi Yazır
Sayinden hoşnuddur
Diyanet İşleri
Yaptıklarından dolayı hoşnutturlar.
Mehmet Okuyan
Çalışmalarından memnundur.
Suat Yıldırım
Emeklerinin neticesini almadan ötürü gayet memnundurlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Yaptıklarından hoşnut.
Muhammed Esed
çabaları(nın meyvesini tatmak)tan memnun,
Yaşar Nuri Öztürk
Emek ve gayreti yüzünden hoşnuttur.
Süleymaniye Vakfı
Sarf ettikleri çabalardan dolayı memnundurlar.[1]
Süleyman Ateş
İşinden memnun,
Gaşiye 88:10
Cüz: 30 | Sayfa: 591
Ahiret
#cennet
ف۪ي جَنَّةٍ عَالِيَةٍۙ
Fi cennetin aliyeh.
Mustafa İslamoğlu
kendini tarifsiz bir Cennet'e, yüce bir makamda bulmuştur.
Elmalılı Hamdi Yazır
Yüksek bir Cennette
Diyanet İşleri
Yüksek bir cennettedirler.
Mehmet Okuyan
Yüksek bir cennettedir.
Suat Yıldırım
Pek üstün ve pek muteber bir cennettedirler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Yüksek bir cennette.
Muhammed Esed
harika bir bahçede,
Yaşar Nuri Öztürk
Yüksek bir bahçededir;
Süleymaniye Vakfı
Yüce bir cennette / bahçede olurlar.[1]
Süleyman Ateş
Yüksek bir bahçededir.
Gaşiye 88:11
Cüz: 30 | Sayfa: 591
لَا تَسْمَعُ ف۪يهَا لَاغِيَةًۜ
La tesmeu fiha lagıyeh.
Mustafa İslamoğlu
Orada boş bir lakırdı işitmeyecek,
Elmalılı Hamdi Yazır
Ki onda lağviyyattan bir kelime işidilmez
Diyanet İşleri
Orada hiçbir boş söz işitmezler.
Mehmet Okuyan
Orada boş söz duymaz.
Suat Yıldırım
Orada hiç boş söz işitmezler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Orada boş bir söz işitmezler.
Muhammed Esed
boş lakırdı işitmeyecekleri (bir bahçede).
Yaşar Nuri Öztürk
Hiçbir boş söz işitmez orada,
Süleymaniye Vakfı
Orada tek bir boş söz bile duymazlar.[1]
Süleyman Ateş
Orada boş söz işitmezler.
Gaşiye 88:12
Cüz: 30 | Sayfa: 592
ف۪يهَا عَيْنٌ جَارِيَةٌۢ
Fiha aynun cariyeh.
Mustafa İslamoğlu
orada tarifsiz bir (mutluluk) pınarı hep çağıldayacak,
Elmalılı Hamdi Yazır
Onda cari bir menba'
Diyanet İşleri
Orada akan bir kaynak vardır.
Mehmet Okuyan
Orada akan (su) kaynağı var.
Suat Yıldırım
Orada akan berrak pınarlar...
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Orada akan bir kaynak,
Muhammed Esed
Sayısız pınarlar akacak orada,
Yaşar Nuri Öztürk
Akıp duran bir pınar vardır orada,
Süleymaniye Vakfı
Orada akıp duran bir kaynak vardır.[1]
Süleyman Ateş
Orada akan bir kaynak vardır.
Gaşiye 88:13
Cüz: 30 | Sayfa: 592
ف۪يهَا سُرُرٌ مَرْفُوعَةٌۙ
Fiha sururun merfuah.
Mustafa İslamoğlu
orada sevinç ve huzur kaynağı yüce makamlar bulunacak;
Elmalılı Hamdi Yazır
Onda yüksek serirler
Diyanet İşleri
(13-16) Orada yüksek tahtlar, konulmuş kadehler, sıra sıra yastıklar, serilmiş gösterişli yaygılar vardır.
Mehmet Okuyan
Orada yükseltilmiş tahtlar var.
Suat Yıldırım
Orada üstün, kıymetli tahtlar...
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
yüksek kanepeler,
Muhammed Esed
(ve) yükseltilmiş (mutluluk) tahtları,
Yaşar Nuri Öztürk
Yüksek sedirler vardır orada,
Süleymaniye Vakfı
Yine orada yükseltilmiş sedirler vardır;[1]
Süleyman Ateş
Orada yükseltilmiş tahtlar,